İnternet’in dünyada 1980’li yıllarda kullanılmaya başlandığını artık hemen hemen hepimiz biliyoruz. Tarihçeye şöyle bir bakacak olursak, ülkemizde ilk internet bağlantısın 1993 yılında ODTÜ tarafından gerçekleştirildiğini, 1996 yılında, TURNET projesi kapsamında ilk ISP(Internet Servis Sağlayıcı)’lerin hayat bulduğunu görebiliriz. 1997 yılının sonuna doğru ise, 80’e yakın ISP, biz kullanıcılarına internet erişim hizmeti veriyordu. İşte tam bu yıllarda, dünyada online alışverişin temelleri atılıyordu.

Ticari ürünlerin satışı amacıyla kurulmuş ilk web siteleri, “bir deneyelim” yaklaşımıyla ve biraz çekimser bir tavırla kuruldu. Ancak ürünlerin erişilebilir olması, tüketicilerin ürün bilgisine ve fiyatına çok hızlı bir şekilde ulaşabilmeleri ve kolaylıklar karşılaştırma yapabilmeleri gibi birçok avantaj sayesinde, internetten alışveriş, hızla büyüyen bir ekonomi haline geliverdi.

Amazon.com, Yahoo gibi internetten servislerini satan firmaların, 1-2 sene gibi kısa bir sürede katettikleri aşama ve büyüme hızları, bu dönemde intenetten alışveriş ile ilgili deneme girişimlerinin başarılı olduğunun çok iyi birer göstergesi oldu.

Bu ekonomi, ilk dönemlerinde bilgisayarla daha fazla haşır neşir olan kitleye hitap ediyordu. İnternette en çok satışı yapılanlar, web hizmetleri ve teknolojik ürünlerdi. Şimdi ise o zamanlarda hayal bile edemeyeceğimiz bugün ise artık olağan karşıladığımız bir çok ürün ve hizmete hızla ve güvenle ulaşmamızı sağlıyor. Ev eşyasından mobilyaya, biletten faturalarımıza, bebek malzemelerinden ayakkabıya hemen hemen herşey internetten satın alınıyor ve ödeniyor.

Günümüzde intenet kullanıcı oranı bir hayli yüksek olduğu için, artık internette alışveriş dev bir ekonomi haline gelmiş bulunuyor. Hatta TV reklamlarında her 5 reklamdan birinin bir online alışveriş sitesi ya da internetten ödeme yaparak satın alabileceğiniz bir hizmetin reklamı olduğunu görebilirsiniz.

Peki bu dev ekonomi, sağlam ayaklar üzerinde duruyor mu? Bunun cevabını vermek çok kolay olmasa da, gelişim sürecinden bahsedebiliriz. Her iş kolunda ve hayatta her şeyde olduğu gibi, internetten alışverişte de sekteye uğrayan ve çözüm üretilen noktalar oldu. Bunlardan en önemlisi, tabii ki ödeme sistemlerydi.

IMG_2825Ödemenin güvenilir alıcıdan güvenilir satıcıya, yine güvenli ellerde geçmesi, gerçekten zor bir süreç. Çünkü her iki uçtaki noktaların ve ortadaki taşıyıcının güvenliğini aynı anda sağlamak hem teknik hem de sosyal açıdan oldukça güç. Eskiden ödeme güvenliği, yönetmesi oldukça güç bir süreçti. Çünkü sanal pos’dan yapılan işlemde, kredi kartının sahte olma riski çok yüksekti ve bankaların bunlarla ilgili önlemleri oldukça zayıftı. Öte yandan çalıntı kredi kartına karşı hiçbir önlem yoktu, kredi kartının çalınması ya da üzerindeki kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik numarasının bir başkasının eline geçmesi, bu kredi kartı ile internetten alışveriş yapmayı mümkün kılıyordu.

Kredi kartında sahtecilik, bilinenin tersine, kredi kartı sahibinden çok, kartın kullanıldığı mağazayı ve bankayı zor duruma sokuyor. Çünkü müşteri, kredi kartına iade talebinde bulunduğunda (chargeback) banka genelde bu isteğini ikiletmeden yerine getiriyor. Hele işlem internetten yapıldıysa, kart sahibinin 5 yıl boyunca bu yapılan işleme itiraz hakkı doğuyor. Eğer mağaza, kart sahibine ulaştırılmış malın kargo teslim fişini ya da irsaliyesini sunamazsa iade işlemi yapılıyor. Bu yüzden, mağaza sahipleri, internetten tek seferlik kullanılan, teslimatı ve iadesi olmayan ürün ve hizmetleri pek tercih etmiyorlardı. Çünkü asıl kart sahibi durumun farkına varana kadar mağazanın sağladığı hizmet çoktan sahtecilik yapan tarafından kullanılmış oluyordu.

Yeni nesil ödeme sistemlerinde ise böyle bir sorun yok. Artık bankalar, ödeme almadan önce kart kullanımı sırasında kullanıcıyı karşılayan bir doğrulama sistemi sunuyorlar. Bu doğrulama sistemini geçemeyen kullanıcı, kart bilgileri elinde olsa bile, ödeme işlemini tamamlayamıyor.

Bankalar bu doğrulama sistemlerinde çeşitli yöntemler geliştirerek, mağaza, tüketici ve banka ayaklarının tamamını güvence altına alıyor. Mobil iletişimin yaygınlaştığı günümüzde, bu ödeme işlemlerinde, banka sizin bankaya daha önce tanımlattığınız cep telefonunuza bir doğrulama mesajı gönderiyor. Cep telefonunuzun yanınızda ve size ait olduğunu var sayarsak bu sistem sizin de “o” kişi olduğunuzu doğrulamış oluyor. Telefonunuza gelen kodu ödeme ekranına doğru bir şekilde girdiğinizde bu sistem sizi doğrulamış oluyor. Bu yönteme ek olarak, ödeme ekranında tüketiciye doğum tarihi, anne kızlık soyadı, vb. gibi farklı kişisel bilgilerin sorulması sözkonusu olabiliyor.

Ayrıca bankaların geliştirdiği çeşitli uyarı sistemleri de mevcut. Örneğin kartınızdan yapılan işlem belirli bir limitin üzerinde olursa ya da belirli bir sıklıkta olursa, banka hemen telefonunuza mesaj gönderiyor. Gönderilen mesajlarda tutar, tarih ve satıcı bilgileri de yer alıyor.

Yani aslında cep telefonunuz yanınızda ise, kredi kartlarınız ile ilgili herhangi bir kaygı yaşamanıza gerek yok. Çünkü 3D secure adı verilen yeni nesil ödeme sistemlerinde, sistem sizin varlığınızı doğrulamadan işlem yapmak mümkün değil. 3D secure özelliği olmayan alışveriş işlemlerinde ise, bu işlemlere itiraz hakkınız var ve çok yüksek ihtimalle işlemin iadesi hemen yapılıyor.

Eğer tüm bunlar sizi tatmin etmiyorsa, internetten ödeme yapmak için farklı ödeme araçlarını kullanabilirsiniz. Örneğin, kargo firmalarının kapıda ödeme seçenekleri sayesinde, ürün kapınıza kadar gelmeden ödeme yapmanıza gerek kalmıyor. Ürünü satın aldığınızda, kargo firması ödemeyi mağaza adına sizden tahsil ediyor. Siz de hem kart bilgilerinizi kimseyle paylaşmamış hem de ürünü görmeden ödemeyi yapmamış oluyorsunuz. Bundan birkaç yıl önce yalnızca birkaç kargo firması bu hizmeti vermekteyken şu anda hemen hemen tüm kargo firmaları, mağazalarla kapıda ödeme anlaşması yapıyorlar.

İnternetten yapılan tahsilatların pazar payı da internetten yapılan alışverişlerin pazar payıyla paralel hızda yükseliyor. Bu yükseliş Kargo firmalarının olduğu gibi özel tahsilat firmalarının da dikkatini çekti. Yurt dışında tahsilat duayeni olan Paypal artık Türkiye’ye hizmet veriyor ve yerli sanal mağazalara entegre çalışabiliyor. Aynı şekilde hizmet veren yerel işletmeler de mevcut. Bunlar hem birleştirilmiş ödeme sistemleri sunuyor hem de güvenli ve bilindik altyapılarıyla hem tüketiciyi hem de mağazayı güvence altına almış oluyorlar. Yani temelde bankalardan çok da farklı değiller.

Bu pazarda GSM operatörleri de yer alıyor. Eğer telefonunuz yanınızdaysa, operatörlerin “mobil ödeme” hizmetinden faydalanma şansınız var. Genellikle taksitsiz ve küçük meblağlı alışverişler için, kredi kartından daha pratik olan bu ödeme sistemi, zaten telefon üzerinden gerçekleştiği için en az bankalar kadar güvenli.

İnternet ve internette alışveriş daha düne kadar keşfedilmemiş bir ada gibiydi, bu keşif sürecinde de dünyanın her iş kolunda olduğu gibi burada da sahtecilik denemeleri olmuştur. Ancak günümüzde, sahtecilik ile ilgili çok ciddi ve etkin yöntemler gelişti, hatta birçok banka proaktif sayabileceğimiz güvenlik önlemleriyle, duruma göre karar verebilen ve sizi güvence altına alan sistemler sunuyor. Öte yandan, internetten alışveriş sürecinde yaşanacak problemler ve sahteciliğe maruz kalma durumları olsa bile, bankalar bu konularda eskisine göre çok daha hızlı davranıp müşterilerinin mağdur olmasını engelliyorlar.

Evimizin alışverişini internetten yapabiliyor, sinema biletlerimizi satın alabiliyor, hatta abonesi olduğumuz uydu TV sağlayıcısının yayınlarını internetten izleyebiliyoruz. Birkaç sene içinde kağıda basılı gazetelerin tükeneceği, birkaç on yıl içerisinde ise hayatımızın büyük bir bölümünün internette olacağı varsayılıyor. Bu varsayımlar göz önünde bulundurulduğunda, bu kadar büyük bir pazarda alışveriş güvenliğinin her geçen gün iyileşeceği ve mükemmelleşeceği de açıktır. Bizim asıl kaygılanmamız gereken artık kredi kartlarımız değil kişisel hayatımız olmalıdır. Çünkü her geçen gün internete daha fazla kanalize olup, ihtiyaç duyuyor, onsuz hiç bir şey yapamaz hale geliyoruz. Bu durumda özel hayatımız konusunda da en az ödeme sistemleri kadar dikkatli olmamız gerekiyor.

15 Gün ücretsiz deneyebilirsiniz

Demo formu doldurun, hemen sizi arayalım!

Akıllı Ticaret - Demo Talebi

Merkez Ofis
Adres : Çınarlı Mah. Şehit Polis Fethi Sekin Cad. No: 1/706, Martı Tower, Konak, İzmir
Santral : 0232 433 0 432 – 0850 455 1 789
Mail : [email protected]
Teknopark ARGE Ofis:
Adres : 10032 Sokak No: 2 B205 İTOB Bilimpark Menderes – İzmir