E-ticaret Sitelerinin Olmazsa Olmazları

E-ticaret Sitelerinin Olmazsa Olmazları

 

 

İnternetten alışverişin patladığı çağımızda e-ticaret sitesi aracılığıyla satış yapabilmek, rakip birçok firmadan daha iyi olabilmek, ustalık istemektedir. Mevcut e-ticaret sitesiyle istediği başarıya ulaşamayan, çare arayan ve internette yeni olan girişimcilerimiz, e-ticaret sitesi kurarlarken önerilerimizi dikkate alırlarsahayallerini gerçekleştirmek için ilk adımı atmış olacaklardır.

 

Tanınmış bir mağazadan alışveriş yapmayacaksanız bir ürün almak istediğinizde sizi mağazaya çeken ilk şey, o mağazanın vitrinidir. Ürün öyle güzel sergilenmiştir ki kendinizi bir anda mağazanın içerisinde o ürünü tezgâhtara sorarken bulursunuz. E-ticaret sitelerinde ise vitrin sizin görsellerinizdir ve potansiyel müşterinizi çekmek ya da 3 saniye içinde siteden gitmelerine neden olmak, artık sunduğunuz görsellerin ve ürün bilgilerinin marifetine kalmıştır. Bu nedenle, e-ticaret sitelerinde görsellerin nitelikli olması, ürünün her açıdan çekilmiş fotoğraflarının bulunması önem kazanmaktadır. Ayrıca görsellerin özgünlüğü (sizin tarafınızdan çekilmiş olması), arama motorlarında daha üst sıralarda yer almanızı sağlayacak, bu da sitenize gelecek müşterileri arttıracaktır.

 

Klasik alışverişlerdeki gibi ürüne dokunamayan, onu tadamayan, koklayamayan e-ticaret müşterilerinin kaliteli görsellerden sonra en çok önem verdikleri ve satın almada onları harekete geçiren diğer etmen de ürün açıklamalarının ayrıntılı ve anlaşılır olmasıdır. Ürün açıklamaları müşterinin bilmek istediği her şeyi kapsamalıdır ve mümkün olduğunca detaylandırılmalıdır. Aynı zamanda müşterinin ürün bilgilerinde bulamayıp öğrenmek istediklerini çok hızlı sorup yanıtını alabileceği uygulamalara da ürün detay sayfasında yer verilmelidir.  (Whatsapp, zendesk chat, tawk to) Ürünlerle ilgili geniş kapsamlı açıklamalar Seo çalışmalarında da size fayda sağlayacak ve sitenizin googleda görünürlüğünü arttıracaktır.

 

 

E ticaret sitelerindeki tasarım trendleri de son zamanlarda değişiklik göstermiştir. Eskisi gibi yoğun, her boşluğun doldurulduğu, sürekli hareket eden ve gözü yoran tasarımlar terk edilerek sade ve minimalist tasarımlara yer verilmektedir. Bu nedenle sizler de kullanımı kolay, müşterilerinizin doğrudan aradıkları hizmete ya da ürüne ulaşmalarını sağlayan site tasarımlarını tercih etmelisiniz. Özellikle ürün kategorilerinin ve alt kırılımlarının navigasyonda yer alması, müşterilerinize kolaylık sağlayacaktır. Öne çıkarmak istediğiniz bazı ürün ve hizmetleri spot olarak site ana sayfanızda vermeniz, hem siteyi canlı kılacak hem de sadelikten ödün vermemiş olacaksınız.

 

Evde, okulda, iş yerinde, toplu taşıma araçlarında hatta trafikte yeşil ışığın yanmasını beklerken bile elimizden düşüremediğimiz mobil cihazlardan müzik dinlemek, önemli yazıları okumak, sosyal medyayı takip etmek ve e-ticaret sitelerinde gezinmek, hayatımızın vazgeçilmezi haline geldi. Kullanıcılar, masaüstü bilgisayarlar yerine her an yanlarında olan mobil cihazlarla alışveriş yapmayı daha çok tercih ediyorlar. Mobil cihazların kullanımının yaygınlaşmasıyla e-ticaret siteleri için de mobil uyumlu web sitesi artık zorunluluk oldu. Bu nedenle, kullanımı kolay mobil uyumlu site yaptırmanız, hem müşterilerinizi memnun edecek hem de site içi trafiğinizi yoğunlaştırarak satışlarınızı arttıracaktır. Mobil uyumlu akıllı ticaret paketlerimizle ilgili daha fazla bilgi almak için linki tıklayınız. http://www.akilliticaret.com/akilli-ticaret/e-ticaret-paketleri/

 

E-ticaret sitelerinde kullanıcıların önem verdiği bir diğer önemli konu ise sitenizin güvenilirliğidir. Site ana sayfa footerda ve özellikle ödeme sayfalarında, SSL sertifikaları, gizlilik/güvenlik politikaları, iptal/iade koşulları, banka ve sanal pos sağlayıcılarının bilgisi, olası istek ve şikâyetlerde müşterinin yetkiliye ulaşabileceği firma iletişim bilgileri ve çalışma saatleri yer almalıdır. Ödeme sayfalarında ödemeyle ve alınan ürün/hizmetle ilgisi olmayan dikkat dağıtıcı hiçbir öge bulunmamalıdır. Müşteriniz alışverişini hızlı bir şekilde sonlandırabilmeli ve ödeme sayfalarında tahminî teslimat süresini, kargo bilgilerini görebilmelidir. Satış sonrasında oluşabilecek gecikmeleri müşteriye smsle bildirmek firma güvenirliğinizi arttıracaktır.

 

E-ticaret sitelerinin sosyal medya hesaplarının olması firma bilinirliğini sağlamakta, izleyiciler siteye eklenen yeni ürünleri, kampanyaları, duyuruları kısa süre içerisinde öğrenmektedirler. Bu hesaplardan yönlendirilen linklerle e-ticaret sitenize gelen müşteriler, ilgilerini çeken ürünün satın alımını gerçekleştirmektedirler. Siz de ana sayfanızda ve ürün sayfalarında sosyal medya hesaplarına yer vererek satışlarınızı arttırabilirsiniz. Buradaki en önemli kural, kampanya ve duyurularınızı sık periyotlarla yaparak hesaplarınızı canlı tutmanızdır.

 

Son olarak kullanıcılar, alışveriş yapmak istedikleri e-ticaret sitesinin hangi firmaya ait olduğunu bilmek isterler. Site içerisinde Hakkımızda bölümü oluşturarak firmanızla ilgili kısa tanıtıcı bilgilere yer vermek, müşterinin firmaya olan güvenini arttıracaktır. Yukarda sözü edilen “e-ticaret sitelerinin olmazsa olmazları”nı yerine getirdiğinizde sizin de başarılı olmak için önünüzde bir engel kalmayacaktır.

 

 

İnternet’te alışveriş yaparken ne kadar güvendeyiz?

İnternet’in dünyada 1980’li yıllarda kullanılmaya başlandığını artık hemen hemen hepimiz biliyoruz. Tarihçeye şöyle bir bakacak olursak, ülkemizde ilk internet bağlantısın 1993 yılında ODTÜ tarafından gerçekleştirildiğini, 1996 yılında, TURNET projesi kapsamında ilk ISP(Internet Servis Sağlayıcı)’lerin hayat bulduğunu görebiliriz. 1997 yılının sonuna doğru ise, 80’e yakın ISP, biz kullanıcılarına internet erişim hizmeti veriyordu. İşte tam bu yıllarda, dünyada online alışverişin temelleri atılıyordu.

Ticari ürünlerin satışı amacıyla kurulmuş ilk web siteleri, “bir deneyelim” yaklaşımıyla ve biraz çekimser bir tavırla kuruldu. Ancak ürünlerin erişilebilir olması, tüketicilerin ürün bilgisine ve fiyatına çok hızlı bir şekilde ulaşabilmeleri ve kolaylıklar karşılaştırma yapabilmeleri gibi birçok avantaj sayesinde, internetten alışveriş, hızla büyüyen bir ekonomi haline geliverdi.

Amazon.com, Yahoo gibi internetten servislerini satan firmaların, 1-2 sene gibi kısa bir sürede katettikleri aşama ve büyüme hızları, bu dönemde intenetten alışveriş ile ilgili deneme girişimlerinin başarılı olduğunun çok iyi birer göstergesi oldu.

Bu ekonomi, ilk dönemlerinde bilgisayarla daha fazla haşır neşir olan kitleye hitap ediyordu. İnternette en çok satışı yapılanlar, web hizmetleri ve teknolojik ürünlerdi. Şimdi ise o zamanlarda hayal bile edemeyeceğimiz bugün ise artık olağan karşıladığımız bir çok ürün ve hizmete hızla ve güvenle ulaşmamızı sağlıyor. Ev eşyasından mobilyaya, biletten faturalarımıza, bebek malzemelerinden ayakkabıya hemen hemen herşey internetten satın alınıyor ve ödeniyor.

Günümüzde intenet kullanıcı oranı bir hayli yüksek olduğu için, artık internette alışveriş dev bir ekonomi haline gelmiş bulunuyor. Hatta TV reklamlarında her 5 reklamdan birinin bir online alışveriş sitesi ya da internetten ödeme yaparak satın alabileceğiniz bir hizmetin reklamı olduğunu görebilirsiniz.

Peki bu dev ekonomi, sağlam ayaklar üzerinde duruyor mu? Bunun cevabını vermek çok kolay olmasa da, gelişim sürecinden bahsedebiliriz. Her iş kolunda ve hayatta her şeyde olduğu gibi, internetten alışverişte de sekteye uğrayan ve çözüm üretilen noktalar oldu. Bunlardan en önemlisi, tabii ki ödeme sistemlerydi.

IMG_2825Ödemenin güvenilir alıcıdan güvenilir satıcıya, yine güvenli ellerde geçmesi, gerçekten zor bir süreç. Çünkü her iki uçtaki noktaların ve ortadaki taşıyıcının güvenliğini aynı anda sağlamak hem teknik hem de sosyal açıdan oldukça güç. Eskiden ödeme güvenliği, yönetmesi oldukça güç bir süreçti. Çünkü sanal pos’dan yapılan işlemde, kredi kartının sahte olma riski çok yüksekti ve bankaların bunlarla ilgili önlemleri oldukça zayıftı. Öte yandan çalıntı kredi kartına karşı hiçbir önlem yoktu, kredi kartının çalınması ya da üzerindeki kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik numarasının bir başkasının eline geçmesi, bu kredi kartı ile internetten alışveriş yapmayı mümkün kılıyordu.

Kredi kartında sahtecilik, bilinenin tersine, kredi kartı sahibinden çok, kartın kullanıldığı mağazayı ve bankayı zor duruma sokuyor. Çünkü müşteri, kredi kartına iade talebinde bulunduğunda (chargeback) banka genelde bu isteğini ikiletmeden yerine getiriyor. Hele işlem internetten yapıldıysa, kart sahibinin 5 yıl boyunca bu yapılan işleme itiraz hakkı doğuyor. Eğer mağaza, kart sahibine ulaştırılmış malın kargo teslim fişini ya da irsaliyesini sunamazsa iade işlemi yapılıyor. Bu yüzden, mağaza sahipleri, internetten tek seferlik kullanılan, teslimatı ve iadesi olmayan ürün ve hizmetleri pek tercih etmiyorlardı. Çünkü asıl kart sahibi durumun farkına varana kadar mağazanın sağladığı hizmet çoktan sahtecilik yapan tarafından kullanılmış oluyordu.

Yeni nesil ödeme sistemlerinde ise böyle bir sorun yok. Artık bankalar, ödeme almadan önce kart kullanımı sırasında kullanıcıyı karşılayan bir doğrulama sistemi sunuyorlar. Bu doğrulama sistemini geçemeyen kullanıcı, kart bilgileri elinde olsa bile, ödeme işlemini tamamlayamıyor.

Bankalar bu doğrulama sistemlerinde çeşitli yöntemler geliştirerek, mağaza, tüketici ve banka ayaklarının tamamını güvence altına alıyor. Mobil iletişimin yaygınlaştığı günümüzde, bu ödeme işlemlerinde, banka sizin bankaya daha önce tanımlattığınız cep telefonunuza bir doğrulama mesajı gönderiyor. Cep telefonunuzun yanınızda ve size ait olduğunu var sayarsak bu sistem sizin de “o” kişi olduğunuzu doğrulamış oluyor. Telefonunuza gelen kodu ödeme ekranına doğru bir şekilde girdiğinizde bu sistem sizi doğrulamış oluyor. Bu yönteme ek olarak, ödeme ekranında tüketiciye doğum tarihi, anne kızlık soyadı, vb. gibi farklı kişisel bilgilerin sorulması sözkonusu olabiliyor.

Ayrıca bankaların geliştirdiği çeşitli uyarı sistemleri de mevcut. Örneğin kartınızdan yapılan işlem belirli bir limitin üzerinde olursa ya da belirli bir sıklıkta olursa, banka hemen telefonunuza mesaj gönderiyor. Gönderilen mesajlarda tutar, tarih ve satıcı bilgileri de yer alıyor.

Yani aslında cep telefonunuz yanınızda ise, kredi kartlarınız ile ilgili herhangi bir kaygı yaşamanıza gerek yok. Çünkü 3D secure adı verilen yeni nesil ödeme sistemlerinde, sistem sizin varlığınızı doğrulamadan işlem yapmak mümkün değil. 3D secure özelliği olmayan alışveriş işlemlerinde ise, bu işlemlere itiraz hakkınız var ve çok yüksek ihtimalle işlemin iadesi hemen yapılıyor.

Eğer tüm bunlar sizi tatmin etmiyorsa, internetten ödeme yapmak için farklı ödeme araçlarını kullanabilirsiniz. Örneğin, kargo firmalarının kapıda ödeme seçenekleri sayesinde, ürün kapınıza kadar gelmeden ödeme yapmanıza gerek kalmıyor. Ürünü satın aldığınızda, kargo firması ödemeyi mağaza adına sizden tahsil ediyor. Siz de hem kart bilgilerinizi kimseyle paylaşmamış hem de ürünü görmeden ödemeyi yapmamış oluyorsunuz. Bundan birkaç yıl önce yalnızca birkaç kargo firması bu hizmeti vermekteyken şu anda hemen hemen tüm kargo firmaları, mağazalarla kapıda ödeme anlaşması yapıyorlar.

İnternetten yapılan tahsilatların pazar payı da internetten yapılan alışverişlerin pazar payıyla paralel hızda yükseliyor. Bu yükseliş Kargo firmalarının olduğu gibi özel tahsilat firmalarının da dikkatini çekti. Yurt dışında tahsilat duayeni olan Paypal artık Türkiye’ye hizmet veriyor ve yerli sanal mağazalara entegre çalışabiliyor. Aynı şekilde hizmet veren yerel işletmeler de mevcut. Bunlar hem birleştirilmiş ödeme sistemleri sunuyor hem de güvenli ve bilindik altyapılarıyla hem tüketiciyi hem de mağazayı güvence altına almış oluyorlar. Yani temelde bankalardan çok da farklı değiller.

Bu pazarda GSM operatörleri de yer alıyor. Eğer telefonunuz yanınızdaysa, operatörlerin “mobil ödeme” hizmetinden faydalanma şansınız var. Genellikle taksitsiz ve küçük meblağlı alışverişler için, kredi kartından daha pratik olan bu ödeme sistemi, zaten telefon üzerinden gerçekleştiği için en az bankalar kadar güvenli.

İnternet ve internette alışveriş daha düne kadar keşfedilmemiş bir ada gibiydi, bu keşif sürecinde de dünyanın her iş kolunda olduğu gibi burada da sahtecilik denemeleri olmuştur. Ancak günümüzde, sahtecilik ile ilgili çok ciddi ve etkin yöntemler gelişti, hatta birçok banka proaktif sayabileceğimiz güvenlik önlemleriyle, duruma göre karar verebilen ve sizi güvence altına alan sistemler sunuyor. Öte yandan, internetten alışveriş sürecinde yaşanacak problemler ve sahteciliğe maruz kalma durumları olsa bile, bankalar bu konularda eskisine göre çok daha hızlı davranıp müşterilerinin mağdur olmasını engelliyorlar.

Evimizin alışverişini internetten yapabiliyor, sinema biletlerimizi satın alabiliyor, hatta abonesi olduğumuz uydu TV sağlayıcısının yayınlarını internetten izleyebiliyoruz. Birkaç sene içinde kağıda basılı gazetelerin tükeneceği, birkaç on yıl içerisinde ise hayatımızın büyük bir bölümünün internette olacağı varsayılıyor. Bu varsayımlar göz önünde bulundurulduğunda, bu kadar büyük bir pazarda alışveriş güvenliğinin her geçen gün iyileşeceği ve mükemmelleşeceği de açıktır. Bizim asıl kaygılanmamız gereken artık kredi kartlarımız değil kişisel hayatımız olmalıdır. Çünkü her geçen gün internete daha fazla kanalize olup, ihtiyaç duyuyor, onsuz hiç bir şey yapamaz hale geliyoruz. Bu durumda özel hayatımız konusunda da en az ödeme sistemleri kadar dikkatli olmamız gerekiyor.

YATIRIMCILARIN OMUZ SİLKMEYECEĞİ İŞ PLANI NASIL YAZILIR ?

Evet darallar veren iş planı hazırlama. Birçoğumuz için korkunç bir süreç sadece bir bankadan kredi almak ya da internet üzerinden para toplamak için iş planı yazma düşüncesi bile çoğumuzu hüsrana ya da korku duymaya itebilmeye yetmekte .

Başına çöküp planı yazıp bitirmenin işine yarayacağını bile bile birçok iş sahibi borç başvurularını ertelemekte , iş planlarını yazmayıp kaytarmak için ellerinden geleni yapmakta .

Ama e-ticaret ya da perakende satış işinizi büyütmek için banka kredisine ihtiyacınız varsa iş planınızı yazmaktan başka çareniz yok . Allah’tan finans başvurularınızda kullanabileceğiniz , şirketinizin büyüme planlarına yön verecek önemli bir araç haline gelebilecek verimli , ilgi çekici ve hatta iddia ediyorum ki eğlenceli olabilecek bir yaklaşım kullanma şansınız var .

İŞ PLANLAMADA “IDEAL MÜŞTERİ” YAKLAŞIMI

Anlamsız çizikler gibi duran grafiklerin , iş dünyası jargonlarının sıkıcılığının sayfadan sayfaya koştuğu 80 sayfalık kısa hikaye artık geçti gitti . İşiniz artık yaratıcı ve yeni iş planınızda bunu yansıtmalı .

Basit bir soruyla başlayın:

Benim ideal müşterim kim ?

İş planına ekleyeceğiniz her içerik aklınızda bu soru dönüp dolaşarak yazılmalı. Bir kere işiniz için bir adet mükemmel müşteri (klonlama imkanınız olsa binlerce klonlayacağınız) tanımladınız mı piyasa araştırmanız , pazar planınız , harekat el kitabınız ve hatta finansal tahminleriniz için temel hazır demek . İşinizin hangi sorunu kim için çözdüğünü net bir şekilde anladıktan sonra iş planınızı yazmak müşterinizi nasıl mutlu edeceğiniz egzersizinden başka bir şey olmamakta .

“bir iş planı mükemmel müşterinizi nasıl mutlu edersiniz egzersizi olmalı”

Ve birden iş planınız eyleme dökülebilir hale geliyor. Gerçekten de ilerlemenizi değerlendirmede işinizi yönlendirmekte kullanabileceğiniz bir kılavuz .

Ayrıca daha net ,spesifik ve temiz bir hale geliyor .Artık 80 sayfalık bir cilt değil .

Eğer iş planınızı bu odaklanmayla yazarsanız yatırımcıları heyecanlandırmakta hiç sıkıntı yaşamayacaksınız.

İŞ PLANINA NELER DAHİL EDİLMELİ ?

Bu yeni yaklaşımla bile olsa iş planınız yatırımcıların beklentilerindeki gibi düzenlenmeli .

Tavsiyem aşağıdaki gibi bir genel taslak izlemeli ve işinize uygun hale getirmenizdir.

1. Yönetim Özeti : İş planınıza genel bir bakış. Önemli tüm noktaları bir sayfada toplayın.

2. İş Tanıtımı :

a. Ürünler ve Hizmetler : Ürününüz ve kime sattığınız

b. Şirket Mülkiyeti / Yasal Durum : Şirket sahibinin kim olduğu , her ortağın şirketin kaçta kaçına sahip olduğu ? Şirket şahsi mi , ortaklık mı yoksa sermaye şirketi mi ? Bugüne kadar ortaklar tarafından şirkete ne kadar yatırım yapıldı ?

c. Başlangıç Özeti : Ne kadar paraya ihtiyacınız var ve nasıl harcayacaksınız ?

d. Görev / Vizyon : Bu iş alanında olmanızın amacı nedir ? Bu hikayenizin müşteri ve yatırımcılarla paylaşmak isteyeceğiniz önemli bir kısmıdır.

e. Hedefler ve Amaçlar : İşiniz için en az bir kısa vadeli (bir sene içinde) ve bir uzun vadeli (3 sene yad daha sonrası) hedef dahil ediniz. Bu hedeflere ulaşmak için 2 3 adet hedef tanımlayınız.

3. Pazar

a. İdeal Müşteri : Müşterinizin kafanızdaki görüntüsü nedir ?

b. Pazar Boyutu : Bütün pazarınızı ve ne kadar büyük olduğunu tartışın.

c. Pazar Bölümlenmesi : Ürün ve hizmetleriniz çok fazla olmayan bir kaç tip müşteriye hitap edecek.

Pazar bölümlerinizi ve ideal müşterinizin hangi bölüme girdiğini belirtin.

4. Endüstri Trendleri : İçinde bulunduğunuz endüstrinin yerel ve global trendleri nelerdir ? Bu bölüm ayrıca değiştirme maliyetleri , sağlayıcılar ve ortaya çıkabilecek potanisyel rakipler hakkında bilgi vermek için uygundur.

5. Yarış : Bütün büyük rakiplerinizi artıları ve eksileri ile listeleyin. Satın alanlara sağladıkları yararları da edin.

6. Pazarlama ve Satış planları

a. Rekabet Avantajı : Sizi diğerlerinden ve sizin ürününüzü satanlardan farklı yapan nedir ?

b. Pazarlama Planı : İlk ve devam eden dönemlerde pazar aktiviteleriniz nasıl gözükecek ve bunlar için bütçeniz nedir ? Pazarlama aktiviteleriniz size ne kadar yeni müşteri getirecek ? Abone sayınız ne olacak ? İnternet sitesi trafiğiniz ne kadar olacak ?

7. ZATİ analizi : Zayıflıklarınızı , Artılarınızı , Tehditlerinizi ve İmkanlarınızı analiz edin. Şirketinizin en iyi yönleri nelerdir ? Hangi konuda en iyisiniz ? Hangi pazar ve endüstri değişikliklerini avantaj olarak alıp yararınıza çevirebilirsiniz ? Bu dış faktörler başarılı olmanızı engelliyor mu ? Şirketinizin bu zorluklarla nasıl baş edeceğini anlatan bir paragraf ekleyiniz .

8. Operasyonlar

a. Genel Operasyonlar : Çalışma saatleriniz nedir ? Yeni müşteri getirme süreciniz nedir ? Eleştiri , geri dönüm ve yönledirmeler hakkında ne düşünüyorsunuz ? Açık net bir müşteri çekme kanalınız var mı (bir kişinin müşteriniz olmak için izlediği yol )? İşinizde tipik bir gün nasıl geçiyor ?

b. Konum : Eğer bir ofisiniz varsa yerini belirtin ve niye burayı seçtiğinizi anlatın. Eğer işinizi sadece online olarak yapacaksanız niye bunu tercih ettiğinizi anlatın .

c. Dağıtım : Satışınız direk müşteriye mi yoksa toptan mı yoksa bağlı şirketler üzerinden mi ?

d. Mal sağlayıcılar : İşinize ürün sağlayan başlıca mal sağlayıcılar kimlerdir ve bunları nasıl seçtiniz?

9. Yönetim ve Personel

a.Yönetime Genel Bakış : Yönetim ekibinizin geçmişini ve günlük operasyonlardaki rollerini açıklayın.

b. Personel /Kadrolaşma : Burada kişisel ihtiyaçlarınızı , hangi aralıklarla işe aldığınızı , yaklaşık maaşları ve organizasyon şemanızı özetleyin. Her elemanın günlük olarak ne yaptığını açıklayın.

İşinizin saat gibi çalışmasını sağlayan çalışanlarınız, o yüzden tam olarak kimin ne yaptığını anlatın.

10. Çıkış Stratejisi : Bu iş sektöründe sonsuza kadar kalmayı planlıyor musunuz yoksa bir süre satabilir misiniz ? Lisanlar mısınız ? Bayilik sistemi mi kuracaksınız ? Yatırımcılar paralarını nasıl geri alacaklarını bilmek ister .

11. Mali Öngörüler

a. Varsayımlar : Herkes bu bölümü atlar halbuki mali tahminlerin en önemli bölümüdür.

Kazanç , satış büyümesi ve giderler hakkındaki varsayımlarınızı açıklayın.

b. Ne kar ne zarar et : Şirketinizin nasıl başa baş gideceğini , tüm giderlere yetecek kadar nasıl kazanç sağlayacağını kısaca özetleyin.

c. Kar ve Zarar : Tahmini net karınızın üstünü çizin . Endüstri standardının altında mı üstünde mi ve niye böyle olduğunu açıklayın.

d. Nakit akışı : Kredi politikalarınızı açıklayın . Kasa bakiyeniz düştüğünde ne yapacaksınız açıklayın.

e. Bilanço : Kısaca öz sermayeye (şahıs veya yatırımcı katkısı) olan tahmini borçları (verilmiş borçlar ve alınmış krediler) açıklayın . Niye böyle bir bakiye seçtiğinizi anlatın.

NE ZAMAN YAZMAYI BIRAKMANIZ GEREKTİĞİNİ BİLİN

Pazar araştırması ve analizine kaptırıp gitmek çok kolay . Pazar bölümlemeniz ve ideal müşteriniz üzerine yoğunlaşın . Kısa birer paragrafla açıklayın.

Personel bölümünde tam iş açıklamalarına ihtiyacınız yok , bir iki satır yeterli . Rekabet analizinde de 3 5 tane en yakınınızda olanlardan bahsedin. Restoran ve perakende sektörlerinde olduğu gibi çok fazla rekabetçiniz varsa tek tek inceleyeceğinize kategorilere gruplayıp inceleyin.

Yatırımcılar çok uzun iş planlarını okumayı sevmez o yüzün de uzun iş planları yazmayın .

Genellikle yatırımcı ilk olarak yönetim özetinize ve mali öngörülerinize bakacak , eğer bunları beğenirse diğer bölümlere bakacaktır. Yönetim özetinizin ideal müşterinizi , finansman talebinizi , tahmini borç geri ödeme periyodunuzu , kar potansiyelinizi ve takımınızın tüm bunları hayata geçirme kabiliyetini içerdiğinden emin olun ve bir sayfayı geçmeyin.

Tekrarlıyorum yönetim özetiniz bir sayfayı geçmesin .

Ve yönetim özetini , iş planınızı bitirmeden yazmaya kalkmayın . Fikirler kafanızda tazeyken ve ana noktalar daha net aklınızdayken son cebelleşeceğiniz bölüm Yönetim Özeti olmalıdır.

Bu dedilenlerin tamamını yaparsanız öz ve net 20 sayfayı geçmeyen bir iş planınız olacak .

FİNANSMANI ALDIKTAN SONRA İŞ PLANINIZLA NE YAPMALISINIZ ?

Artık elinizde ideal müşteriye odaklanmış sizi yolunuzda tutacak güçlü bir araç olan bir iş planınız var.

Net hedef ve amaçlar koyduğunuzu varsayarsak geri dönüp , gözden geçirip , başarıp başaramadığınızı değerlendirebilirsiniz.

Mali tahminlerinizi işinizin gerçek değerleriyle karşılaştırıp çabukça neyin değiştirilmesi gerektiğini görmek için kullanabilirsiniz. Pazarlama kampanyaları yaptığınızda paranızın malınızı satmak istedğiniz ideal müşteriyi etkileyecek şekilde harcanıp harcanmadığını kontrol edebilirsiniz.

Gördünüz mü ? İş planınız artık hem işinizi düzgün yürütmekte hem de finansman sağlamakta kullanacağınız yararlı bir araç oldu. Sonuçlar kendini göstermeye başladığında iyi ki iş bittikten sonra çekmecenin birine tıkmamışım diyebileceğiniz bir döküman oldu.

15 Gün ücretsiz deneyebilirsiniz

Demo formu doldurun, hemen sizi arayalım!

Akıllı Ticaret - Demo Talebi